Yalçın Akbulut

Toplum olarak nereye gidiyoruz

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de gündeme gelen şiddet olayları son dönemde artış gösterdi. ekonomik sıkıntılardan dolayı ekonomik olarak insanların içinde biriktirdiği bu öfke, toplumun daha dezavantajlı kesimlerine doğru yayılan bir öfkeyle kendini boşaltma ihtiyacını hissediyor

Sokakta giden iki aracın sen benim önüme nasıl kırarsın kavgasının arkasın da nemi oldu bakın 65 yaşında ki adam arabasından silahını alıp diğer kişiyi öldürdü.

Tekel bayisine giden şahıs veresiye vermedi diye dükkanı basıp insanı öldürmeden hiç çekinmedi. Adam boşanma durumunda ki eşinin evini basıp tüm aileyi katletmedi mi?

Neden bir acımasızlık furyasıdır gidiyor, toplanmışlar kadına şiddete hayır nedir şimdi bu analiz yapalım neden bu hallere düştük anlamamız mümkün değil.

Kimdir kadın herşeyden önce bizi doğuranda anamız kadın değil mi?

Aynı yastığa baş koyup berbar yaşadığımız eşimiz kadın değil mi?

Kız evlat bizim çocuğumuz o kadın değil mi?

O zaman sormazlar mı adama nedir bu hırçınlık onlar bize emanettir onlarla eşit şartlarda yaşamak mecburiyetimiz vardır bizi onlardan üstün kılan ne vardır bunu da anlamış değilim.

Bence toplumda eğitim tam olarak yerleşmiş değil hala eksiği olan bir düzende yaşıyoruz,biz bunları yaparken hiç düşündük mü kadınlarımıza yaptığımız bu çirkinlikler de bizi dirir dirir doğan kız çocuklarını kumlara gömenlerden ne farkımız var.Suriye’de esir pazarı kurularak 21 yüzyılda kadınların mezatta satılmalrını görmedik mi? Bu yetkiyi bizlere kim verdi bunu da anlamış değilim.

Kadın köle değildir onlar bizim yaşantımızın birer ışığıdır onlar yoksa bizde yokuz bakın eşi ölmüş bir erkeğin kapısını açan var mı? Olmazda toplum aileye önem verdiği içindir fakat o zaman bu haksızlıklar niye, kız çocuğunun şu anda mirasını bile vermeyen toplumlar içinde bizde varız oysa Atatürk  kadına seçme seçilme hakkını verdiği gibi kanunlar önünde erkekle eşit kılan kanunların Türk medeni kanuna konmasını istememişmidir.

Kadına yönelik şiddetin öykülerini hergün televizyon kanallarında dinlemekten bıktık,şiddet yanlızca bedenlere zarar vermiyor,kadınlarımızın kendilerine olan saygılarınıda yitiriyor.

Haklarını arama özgürlüklerini de kaybediyor. Koca ve baba dayakları nedense kadınlarımızın bir yazgısı olarak görülüyor. Toplumda şiddete maruz kalan kadın ne yazık ki sorgulanıyor, ne giymişte kocası dövmüş ,ne  yapmışta sorgulanıyor, fiziksel şiddete uğrayan kadının bunu hak edip etmediği tartışılıyor.

Kısacası şiddet dinse ve geleneksel duygularla cinsiyet ayırımcığı yapılarak adete yasalar eliyle meşrulaştırılıyor. Bu tür şiddetele karşı karşıya kalan tüm kadınlarımızda özür diliyorum ve bizi yönetenlerden kadınlarımıza çıkarılacak ağır yasalarlarla sahip çıkılmasını onların anayasal haklarından dolayı rica ediyorum

Bu tür olayları da kınıyorum.

Toplum olarak nereye gidiyoruz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

VakaHaber.CoM ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin