Herkesin doğrusu kendine göre,
Seni terkedeni, bulayım deme !
Su akar mutlaka geldiği yere :
Yılanın koynunda kalayım deme
Geçiyor kır atlar, karlı dağları,
Titriyor beynimde uğultuları..
Işıkla yürüyor, kızıl tuğları :
Bir gönlü ikiye böleyim deme !
Urganda boğulsun, kırılsın boynu,
Kim hâin-kalleşse.. vurulsun boynu !
Faydasız bedenden, ayrılsın boynu ;
Ölenin yanında..güleyim deme !
Geriye dönmüyor, sıkılan mermi,
Gönülden vurulan başka sever mi ?
Yiğit olan yiğit…boyun eğer mi !
Bölenin safında, olayım deme !
Ezdiler toprağı, Gül’ün yanında,
Yüreğim kahrolur..her yandığında !
Kırdılar gülleri ağladığında !
Çilenin tasına dolayım deme.
Kopardı dişleri, söktü yerinden,
Ayırdı ruhunu, öz bedeninden !
Dönmedi gidenler, son seferinden ;
Belânın derdini , alayım deme !

