Hangi taşı kaldırsam altında dolu hüzün,
Bu hesabı kimlerden ve nasıl soracağım?
Dönüp nereye baksam karşımda senin yüzün,
Bilmiyorum bu yolda nerede duracağım…
Neresinden bakarsam orda bir gurur izi,
Dertler gelmiş üst üste, hepsi de dizi dizi.
Anlamadım gitti hep, varmış yaşamın gizi,
Bilmiyorum bu düşü kiminle kuracağım…
Ara sırada olsa, bazen gözü yaşlıyım,
Adım, yüreğim Peri, sevgiyle nakışlıyım.
Asla boyun eğmedim, her zaman dik başlıyım,
Kim aksini söylerse alnından vuracağım…
Gün geldi ihaneti, gün geldi aşkı gördüm,
Bana yan bakanların çokça defterin dürdüm.
Yaşamda ne var ise, bende onları gördüm,
Bütün riyakarların belini kıracağım…
Bu bir Peri masalı, bitmeyecek bu şafak.
Anlamazsan sözümden, hele dön mazime bak.
Dostlarıma söz verdim, gözüm kara, alnım ak,
Bütün kötülükleri yerlere sereceğim…



Kalemine ve Yüreğine sağlık. Bazen Düşünüyorum, şiirler olmasaydı peri olurmuydu. Bir hayat var, duyulmayan bir çığlık. Bir hayat var, yaşamayan bir kişi ömrünü ömürüne adamış ikişi var. Bilinmeyen bir hayat var. Tanıksız, sahipsiz, sosyal onaydan yoksun bir hayat. Sadece kendini, Şiirlerde var eden bir hayat
Can Burhan , merhaba …
Yorumunu okuyunca uzun süre susup düşündüm. Çünkü yine şiiri değil, hayatımı gördün… Sen hayatımı ve dünyaya hayara bakışımı biliyorsun..
Evet ,belki şiir olmasaydı ben de olmazdım. İnsan bazen yaşayamadığı hayatı, sustuğu yerleri, içinden geçenleri mısralara emanet ediyor. Şiir biraz nefes oldu bana, biraz dayanak, sığınak…
“Ömrünü ömrüne adamış iki kişi” derken ne demek istediğini taa içimde hissettim. Hayat bazen dışarıdan görünmüyor gerçekten. Alkışı da olmuyor, şahidi de…
Ama insan sevdi mi, vazgeçemiyor işte. Ne olursaolsunbaştacı ediyor. Nefesi yeter diyor, gözünün içine bakıyor birşey olacak diye nefesini sayıp üzerine titriyor.
O kıymetli kadim yüreğinle beni ve şiirin arkasındaki sessizliği görmen çok kıymetliydi benim için.
Gönülden teşekkür ederim .
İyi ki varsın iyi ki.
Gönül dolusu sevgiler selamlar.
Hep iyilikle güzellikle kal…