Gülüyor mevsimlere, dalda açan yapraklar,
Sanki ağaçlar kuşlar, her şey bana git diyor.
Nefes nefese kalan, o kupkuru topraklar;
Hayat veren bakışlar, herşey bana git diyor.
Canımdan çok sevdiğim, rüyalarda gördüğüm,
Belki binlerce defa, uğruna can verdiğim..
Beraber ağladığım, beraberce güldüğüm..
Gözümden akan yaşlar, herşey bana git diyor.
Meğer hepsi yalanmış, bulutların verdiği,
Karanlığın kör olup, ışıkların gördüğü..
Mavi suların alıp, ufuklara sürdüğü,
Gerçek sandığım düşler, herşey bana git diyor.
Dikenleri ben ektim, kendi gittiğim yola,
Cennette yürüyecek, Hak’kı bilen kol kola..
Bana bakıp anlasın, bu nasihat her kula..
O yalancı gülüşler, herşey bana git diyor.
Yırttım hayat perdemi, ateşe attım suyu,
Bir virane köhnede, unutmuşum uykuyu..
Kırk altına satılmış, altın dolu kör kuyu;
Gidişler ve gelişler, herşey bana git diyor.


