Saklanma arkasına, ateşten gölgelerin,
Bir avuç su döküver, üstüne alevlerin !
Sönsün içimizdeki, yangınlar köz olmadan ;
Kimse seni bulamaz, sen kendini bulmadan !
Kader bu.. belki hüsran, belki sabır müjdedir,
Kim miş gaipten gelen…habercisi nerdedir ?
Söylesin taş duvarlar, kimlerin geldiğini,
Kimden saklayacaksın, herkesin bildiğini ?
Bir mekan ki ; uzakta…arş’ın içinde belki,
Hak edersen görürsün.. görmeyi bil yeterki !..
Vursalarda yok olamaz, kırslarda yok olmaz ;
Aşk diyorlar adına, her nesnede bulunmaz.
Baruttan nefesleri, patladı patlatacak !
Yok mu dünyada bizi, dost bilip anlayacak !
El Mahkum,ayak mahkum..gidiyoruz beraber ;
Gidenlerden gelmiyor, ne bir selam ne haber.
Bizim için yaratmış, âlem-i cihân bizim !
Hiç bir hükmü kalmamış, yürürken gölgemizin.
Güvendiğin kervanlar, bu yükü götürmez !
Kaybettiğin yılları, geriye getirmez.
Beni sana bağlayan, seni bende görüyor.
Kaderimiz yazılmış, adım adım yürüyor..
Ne bilen var, ne gören..kölesiyiz uzletin,
Yaktı kavurdu bizi, hiç bitmiyor hasretin !

