Mukaddime
Hayatımın avlusunda, utangaç aşklar
Ve yıkıntılar büyütüyorum çıplak yağmurlarla
Buğulu mektuplar saklıyorum düşlerimde,
Şimdi şehirlerden hızla akıyor kırık dökük mevsimler…
Olmasa Keşke
Cümleler sofrasında imkansız susmalar
Ucu yırtık sonsuz yaralarım kanamasa
Hüzünlü, güneşli bir gülüş artığıyla
Hayat sandığında eskimiş yanılgılarımı
Uslu yanlarımı, sahipsiz yalnızlığımı bulup saklansam…
Keşke
Bir daha sülçmese sevdanın paslı dili
Ve sırılsıklam mevsimlerde, susmasa türküler
Uzak menzillere, yıkıntılar inşa edilmese
Ay, gizlenmese sevgi yoksunu gecelerde
Göç yolunda kendi şarkımızı dinlesek ruhlarımız tutuşurken
Karışsak geceye, umarsız varsıllıklar cennetinde yaşasak…
Şimdi
Gömdüm bakışlarımı umudun topraklarına
Götür beni miadı dolmuş uzaklara yâr
Kendi içimdeki çocuğun en uysal halleriyle
Lacivert karanlığın göğüne kulaç atıyoruz
Berduş açlığıyla, delikanlı türküler okuyoruz
Arsız deliliğim cümlesiz ve sahipsiz kalırken
Yapmacık korkularımdan gün sızmakta artık…
Sonra
Azıcık baharlar toplasan, diyorum
Çocukluğumdan arda kalan
Ve usul usul susarak tüketsek sağanak mavileri
Gelsen, diyorum….