yazi
Feride Ozbilge
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Makaleler
  4. ON BEŞİNDE BİR YİĞİT …..

ON BEŞİNDE BİR YİĞİT …..

featured

Toz kokan defterlerin arasında,
daha mürekkebi kurumamış bir çocuktu o.
Ellerinde tebeşir tozu,
gözlerinde mavi mürekkep lekeleri,
kalem tutması gereken parmakları,
şimdi bir tüfeğin soğuk metaline sarılı.

Okulun kapısı ardına kadar açıktı hâlâ,
rüzgâr içeri üşüyordu,
bir öğretmen, yoklama defterini kaldırdı,
sınıf bomboştu.

“Ali?”
Ses yok.
“Mehmet?”
Ses yok.
“Mustafa, Hüseyin, Osman?”
Sınıf dolusu sessizlik,
ve duvarda asılı kalan sorular.

Ama onlar susmuyordu.
Onlar şimdi Conkbayırı’nda,
bir defter gibi açılmış toprağın üzerinde,
kalem gibi sivri süngülerle
tarihi baştan yazıyordu.

Bir tüfek tuttu Ali,
elleri kınalıydı,
anası yakmıştı,
asker ocağına değil,
şehadete adanmıştı.

Küçük Mehmet, yanındaki arkadaşına baktı,
Ali’nin cebinde bir mendil vardı,
anası işlemeli,
kenarlarına ince çiçekler koymuştu.
“Anama ne dersin Mehmet?” dedi Ali,
sesi bir çocuk fısıltısı,
ama bir dağ kadar ağır.

Mehmet cevap veremedi,
göğsüne bir sıcaklık yayıldı,
mendilin kenarındaki çiçekler,
toprağa dökülen damlalar gibi kırmızıya döndü.
Ali düştü.

Bir rüzgâr esti o an,
ders zilini çalan,
çocukları bahçeye çağıran,
ama bu bahçede güller değil,
kınalı başlar açıyordu.

Savaş bitince dönen olmadı.
Daha doğrusu,
geri dönecek kimse kalmadı.

Ve bir öğretmen,
tahtaya son bir cümle yazdı:

“Bu sınıf, Çanakkale’de şehit düşmüştür.”

Ve tarih, artık mürekkep yerine,
kanla yazıldı.

ON BEŞİNDE BİR YİĞİT …..
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VakaHaber.CoM ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet