Yalçın AKBULUT

ÖĞRETMENLERİMİZ VE BİZ

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ülkemizin kurucu lideri Kurtuluş Savaşı sonrasında yeniden kalkınmaya çalışan Türkiye’de birçok yenilikler yapmaya devam etmişti. Bu yeniliklerden biriside 1 Kasım 1928 tarihinde gerçekleştirdiği Latin alfabesi ile eğitimin yapılması idi.

Türk milletinin yeni alfabeye alışması ve öğrenmesi adına yurdun birçok yerinde Ulus Okulları adı verilen millet mektepleri kuruldu.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK ve Cumhuriyet öğretmenlerinin gününü kutluyorum. Öğretmenler toplumlara önderlik eden kişileri yetiştiren toplumun gerçek önderleri olan ancak genelde arka planda yer alan kişilerdir. İlköğretimden üniversiteye kadar tüm öğretmenlerimizin emekleri sayesinde sadece ülkemizde değil tüm dünyada insanoğlunun uygarlığı devam edebilmektedir. Çünkü öğretmenler bilgi akışını sağlayan araçlardan birisidir.

Mustafa Kemal Atatürk 11 Kasım 1928 de tahta başında ders vermesinden dolayı kendisine Başöğretmenlik ünvanı verilmesi kararlaştırılmıştır.

Öğretmenlerin Kurtuluş Savaşı sırasında nasıl canlarını dişlerine taktıklarını Atatürk bizzat gözlemlemiş, bunun için yurt içinde veya dışında öğretmenliğin ne kadar kutsal bir değer olduğunu da sık sık vurgulamıştır.

Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır dediği zaman ülkenin geleceğini gençlere nasıl emanet ettiğinin bir göstergesi değil midir?

Onun için yurt dışında olsun ülkemizde olsun öğretmenlik mesleğinin çok saygın bir meslek olduğunu bilmemiz gerekir

Türkiye gibi cumhuriyete ve bilimsel ağırlıklı modern bir yaşama geçmesi ancak geçtiğimiz yüzyıl gerçekleşmiş bir ülkenin aynı coğrafya içerisindeki diğer ülkelerden farklı ve huzurlu bir şekilde yaşamasının yegane sebeplerinden birisi de öğretmenlerimizin Atatürk İlke ve İnkılaplarına sahip çıkmasıdır.

Daha kısa bir zaman önce hatırlayınız pandemi dönemini o dönemde 65 yaş üstü yine evlerine hapsedildi. Oysa ki o 65 yaş dediğiniz insanlar bu ülkenin bel kemiği oldular, hep ürettiler, çocukluk yıllarıma dönüyor bakıyorum. O dönemde öğretmenlerin büyük çoğunluğu Köy Enstitülerinden mezun olmuş eli öpülesi öğretmen dediğimiz kişilerden oluşmaktaydı. Kars’ta geçti ilk orta ve lise yıllarım babamın öğretmen olması nedeni ile ilkokulu köyde okusam da çok iyi eğitilmiştik babamdı ilk öğretmenim okullar bitmiş bizde öğretmen olmuştuk ve doğduğumuz şehir benim öğretmen olarak atandığım ilk görev yerim olmuştu, işte o zaman daha iyi anlamıştım,

Cumhuriyetin öğretmenleri: Bayram Güzeldere, Kemal Şivahanlıoğlu, Hayrettin Avcı, Rıfat Karalar, Osman Artıkaslan, Muhittin Şeyda, Beyler Şeyda, Mehmet Alkan, Kazım Durak, Sadettin Sarmaz Turan Kılıç gibi öğretmenlerim öğrencilerine ATATÜRK İlke ve İnkılaplarına sahip çıkarak bu vatana hizmet etmek en büyük görevlerinin olduğunu kulakları küpe yapmak olduklarıdır.

Bizler o neslin bilgisayar görmeden ,cep telefonuyla oynamadan ama çok okuyan nesilleri olarak yetiştik. onun içindir ki diyorum ki :

0kuma yazmayı bana öğreten ilkokul öğretmenim babam merhum Müslim Akbulut ve ebediyete intikal etmiş Cumhuriyetimizin güzide öğretmenlerini saygı ve minnetle anarken bu günün tüm genç ve idealist genç öğretmenlere başarı getirmesini diliyorum.

ÖĞRETMENLERİMİZ VE BİZ

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

VakaHaber.CoM ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin