Yaşamak : rüyadır dillerde hece
Buz gibi Pınar’dan içmektir bazen.
Uykusuz gecedir, türlü işkence
Bembeyaz düşlerden, geçmektir bazen
Bir kuğu misali derin göllerde,
Rüzgarın estiği pencerelerde…
Yağmurun düştüğü mavi güllerde ;
Pembeyi beğenip seçmektir bazen.
Kapkara gecedir, parlayan şimşek,
uykusuz yatakta, tüy gibi döşek..
Ayın ışığında, patlayan fişek ;
Volkan dağlarında uçmaktır bazen !
Kundakta bebeğin gülüşü, nazı. .
Aşık Reyhani’nin, duvarda sazı.
Karacaoğlan’ın, sonbeti, sözü ;
Lalenin göğsünde, açmaktır bazen.
Arı sofrasında baldır, çiçektir..
Yılanla bir tastan zehir içmektir.
Ateşin üstünden gelip geçmektir ;
Leyladan, mecnundan kaçmaktır bazen.
Umutla bakıyor, kaybedip biten
Maziye ağlıyor, gözünde tüten,
Pervasız yaşıyor, dünyayı satan ;
Derdi ıstırabı çekmektir bazen.
Bazen berekettir, kara bulutlar
Sularla yeşerir, taze umutlar..
Ağacın gölgesi, güneşi kutlar :
Yaşamak rüyadan göçmektir bazen.

